Rehber
Bodrum katta su ya da nem görüldüğünde ilk akla gelen çoğu zaman içeriden sürülen bir yalıtım malzemesidir. Oysa doğru çözüm, suyun nereden ve hangi yoldan geldiğine bağlıdır. Aynı görünen iki ıslak duvarın sebebi tamamen farklı olabilir.
Yalnızca yağmurdan sonra mı, belirli mevsimlerde mi, yoksa her zaman mı? Yağmurla gelen su çoğunlukla yüzey suyu ya da drenajla ilgilidir. Hava durumundan bağımsız, sürekli gelen su ise yeraltı suyunu ya da tesisatı düşündürür.
Duvar–döşeme birleşimi, boru geçişleri, kalıp bağlantı delikleri, beton dökümleri arasındaki soğuk derzler ve çatlaklar en sık giriş noktalarıdır. Suyun girdiği yer, çözümün nereye uygulanacağını belirler.
Temiz su, pis su ve yağmur borularındaki kaçaklar bodrumda yalıtım sorunu gibi görünebilir. Tüm musluklar kapalıyken su sayacının dönüp dönmediğine bakmak basit bir ilk kontroldür.
Havalandırması zayıf, toprağa gömülü soğuk duvarlarda özellikle yaz aylarında yüzey terler. Bu durum sızıntıyla karışır; ama çözümü yalıtım değil havalandırma ve nem kontrolüdür.
Bina çevresindeki zeminin eğimi, yağmur iniş borularının suyu nereye bıraktığı ve çevre drenajı olup olmadığı bakılması gereken noktalardır. Suyu duvardan uzaklaştırmak, duvarda durdurmaya çalışmaktan çoğu zaman daha etkilidir.
Yeni binalarda su yalıtımının, yapı elemanının suya maruz kalan tarafından yapılması esastır (su yalıtımı yönetmeliği). Mevcut binada dış yüzeye ulaşmak çoğu zaman kazı gerektirdiği için içeriden yapılan uygulamalar gündeme gelir. Bu uygulamalar uygun malzeme ve detayla belirli durumlarda işe yarar; ancak suyu duvarın içinde tutar ve başarısı yüzey hazırlığına, su basıncına ve birleşim detaylarına bağlıdır.
Hangi yöntemin uygun olduğu yerinde görülmeden söylenemez. Ayrıntılar için temel ve perde duvar su yalıtımı ile su yalıtım problemi tespiti sayfalarına bakabilirsiniz.